Burdur'un Kültürel Zenginlikleri

'Tanıtım Rehberi' kategorisinde Burdurda tarafından 17 Mayıs 2016 tarihinde açılan konu

  1. Burdurda

    Burdurda Burdur Kent Rehberi Site Yetkilisi

    Burdur, Teke Yöresinin kültür başkenti konumundadır. Başta insan doğa ilişkilerini konu alan Teke Zortlatması, tekenin hareketlerini anlatan bir oyun olup ilimize özgüdür.

    Ayrıca Teke Zeybeği, Serenler Zeybeği, Al Yazma Zeybeği, Avşar Zeybeği, Kezban Yenge, İğdem Düştü ve Gabardıç gibi oyunlar ilimizin tanınan oyunlarıdır. Bu oyunlarda Cura, Kabak Kemane ve Sipsi en çok çalınan enstrümanlardır.

    burdurda.jpg

    HALK ÇALGILARI

    Cura
    ; İlimizde çok çeşitli tiplerde curaya rastlanır. İki telli, üç telli curalar ve özellikle parmak curası adı da verilen curanın ilimizde ayrı bir yeri ve önemi vardır. Mızrap kullanmadan, parmaklar marifetiyle ezgi çalınır. Teke yöresi müzikleri, özellikle gurbet havaları cura ve sipsi ile birlikte çalındığı zaman bütünlük sağlar.

    Kabak Kemane; İlimizde yaygın olarak çalınan bir halk sazıdır. Yörede su kabağından yapılanı tercih edilir ve yaygındır. At kılından yapılan bir yayla çalınır.

    Sipsi; Burdur'a özgü bir çalgıdır. Sipsi, Türk Halk Müziği nefesli çalgıları içinde en küçüğüdür ve boyuna göre, gür bir sesi vardır. Sipsinin dünyada birçok benzer türleri olmasına rağmen, çalım tekniği ve çıkartılan ses bakımından Burdur Sipsisi hiçbirine benzemez. Boyu; 15-25 cm'dir. İç çapı 5 mm çapında kesilmiş su kamışı üzerine ön kısmında 5, arka kısmında 1 olmak üzere, küçük perde delikleri açılır.

    Perde aralıklarındaki boşluklara, yörede ala eğri, ala zehir adı verilen yabani erik cinsinden bir ağacın ince dallarının kabuğu boru şeklinde çıkartılarak süs olsun diye geçilir. Yörede demir kargı adı verilen ince 3-5 cm uzunluğunda su kamışlarından cuk cuk, ağızlık yapılır ve entonasyonu sağlamak, ses genişliğini artırmak için kullanılır. Nefes ve parmak kullanma tekniğine dayanır. Bir oktav ses genişliği vardır.

    HALI VE KİLİMCİLİK

    İlimizde yakın zamanlara kadar en önemli geçim kaynağı halı dokumacılığı idi. Bilhassa tarım arazisi az olan ve şehirde oturanların rağbet ettiği bir geçim kaynağıydı. Belli günlerde halı pazarı kurulurdu. Halılar bu pazarlarda üretici ile tüketicinin karşılıklı buluşması şeklinde, canlılığını yitirmeden yakın zamanlara kadar devam etmiştir. Makine halıcılığının getirdiği ucuz işçilik ve pratiklik el halıcılığına darbe vurmuştur.

    Bölgenin turizm faaliyetlerinin içinde olması halıcılığın geliştirilmesine müsait ama, bilhassa Antalya ve civarında dokunan "Döşeme altı" tipi halılar daha çok rağbet görmektedir. Bunun neticesinde Burdur'un Antalya'ya yakın olan bölgelerinde (Kocaaliler) turistlere yönelik kök boyaların kullanıldığı küçük ebatta halılar dokunmaktadır. Burdur'un bilhassa köylerinde kök boyalarla boyanmış olarak dokunan kilimler, halılara nazaran daha şanslı durumdadır. Geçim kaynağının yanı sıra günlük kullanım aracı olmasından dolayı hemen hemen her evde kullanılan bu kilimler yün veya kıldan dokunmaktadır.

    Geleneksel Türk motiflerini taşıyan kilimlerin yanı sıra Heybe, Tuz Torbası, Kur'an Çantası, Seccade, Sofa Altı ve Divan Yastığı da yapılmaktadır. Burdur'da dokunan kilimlerin içinde en ünlüsü Yeşilova Kilimidir.

    YEMEKLER

    Testi Kebabı
    ; Günlük bağ bahçelerde ve soğuk çeşme başlarında yapılan bir yemektir. Ağız kısmı dar bir testi yapılır. Bu testinin içine koyun etinin yağlı kaburga kısmı kuşbaşı şeklinde doğranarak, tuzlanıp konur. Yiyenlerin arzusuna göre içine ayrıca küçük temizlenmiş soğan, patates, patlıcan, yeşil biber, havuç ve domates doğranarak malzemesi tamamlanır. Etle doldurulan testi 35-40 dakika kadar ateş ortasında oturtulup, etin pişmesinden sonra yukarıda saydığımız malzemeler içine doldurulur ve tekrar ağzı kapatılarak (temiz bir bez ile bağlanır) ateşin içine oturtulur. Ara sıra kulpundan tutularak silkelenir. Piştikten sonra servis tabaklarına alınır ve üzerine kimyon ekilerek yenir.

    Ceviz Ezmesi; 1 kg. irmik ve 1 kg dövülmüş ceviz bir kaba konur. Diğer yandan bir bardak su bir tencere içinde, ateş üzerinde ılıklaştırılır. 1 kg. şeker ılık su üzerine dökülerek eriyinceye kadar karıştırılır. Şeker eriyince, irmik ve ceviz karışımı eklenerek iyice karıştırılır. Kıvama gelen bu karışım, pudra şekeri serpilmiş bir tepsiye dökülerek, kaşığın ters yüzü ile aynı kalınlıkta yayılır ve baklava kesimi yapılır. Burdurluların hediye olarak il dışına götürdükleri tatlı çeşidinin en yaygın olanıdır.

    Burdur Şiş; Ülkemizin bilhassa Adana ve Urfa taraflarında yapılan ve aynı adla anılan şişlerine benzemekle beraber, daha kısa ve ince şişlere dizilmektedir. Şiş köftenin kıyması kaburga yatağı denilen et veya sıyrıntısının kıymasına biraz kuyruk yağı ve sadece tuz ilave edilir (10 kg kıymaya 300 gr. kuyruk yağı gibi). Sonra yoğrulur. Dinlendikten sonra şişlere takılır ve ızgara mangalında pişirilerek, pide arasında servis yapılır. Şiş köftenin ala-sulu olması daha makbuldür.

    Kabak Helvası; İrilerinden iki adet dolmalık kabağın kabukları soyulur ve çekirdekleri ayıklanır. İçinde su bulunan tepsiye aynı yönde rendelenir. Rendelenmiş kabak avuç içinde sıkılır. Ölçü kabı olarak su bardağı veya kase kullanılır. İki ölçü kabak rendesine, bir ölçü şeker ve bir çay bardağı su konur ve hafif ateşte aynı yönde, suyunu çekene kadar karıştırılır. İndirmeye yakın zamanda limon suyu veya eritilmiş limon tuzu suyu konularak, 5-10 dakika kaynatılır ve kıvamına gelince ateşten alınır. İstenirse üzerine, soyulmuş bademler tereyağında kavrularak bol miktarda serpiştirilir. Kabak helvası yemeklerin yanı sıra ayrıca reçel gibi de yenilmektedir.

    Burdur Muhallebisi; Dört kaşık pirinç unu, 2 kaşık nişasta, az bir su ile ezilip, 1 kg. süt ile karıştırılır. Kaynatılarak çokça pişirilir. Ateşten inerken dövünmüş sakız katılır. Çukur küçük tabaklar ıslak bir bezle silinir ve tabaklara muhallebi doldurulup soğuması için bekletilir. Muhallebi donduktan sonra, tabaklara baş aşağı boşaltılır. Daha sonra iki ölçü şeker, bir ölçü su ile kaynatılıp, tabaklarda bulunan muhallebilerin üzerine dökülerek veya arzuya göre üstleri çeşitli reçellerle de süslenerek muhallebi yenilir.


    Kaynak